Menstruasyon siklusu adet kanamasının ilk gününden sonraki adetin ilk gününe kadar olan süre olarak kabul edilir. Normalde bu süre 28 gündür ancak 21 gün ile 35 gün arası normal olarak kabul edilir.
Kadın üreme fizyolojisinde rahim ve yumurtalıklarda her ay kadını gebeliğe hazırlayacak şekilde bir takım fonksiyonel ve organik değişiklikler gerçekleşir. Menstruasyon kanamasının başlaması o ay için kadının üreme fonksiyonunun başarısız olduğu yani döllenme ve gebelik olmadığı anlamına gelir.
Beynin alt tarafında bulunan hipofiz bezi siklus başlangıcı ile birlikte salgıladığı folikül uyarıcı hormon (Folikül stimulan hormon, FSH) ile yumurtalıkları uyarır ve yumurtalıklardan yeni yumurtaların gelişiminin başlamasını sağlar. Yumurtalar folikül denen küçük kistçiklerin içinde bulunur. FSH etkisi ile birden çok folikül uyarılır ve gelişmeye başlar. Foliküllerin gelişmesi ile yumurtalıklardan estrojen adı verilen kadınlık hormonu salgılanmaya başlar. Estrojen rahmin iç zarını (endometriyum) uyarır ve rahmi olası gebeliğe hazırlayacak değişiklikler oluşmaya başlar. Gebelik oluştuğunda endometriyuma yerleştiğinden buranın gebelik gelişimi için uygun bir ortam haline gelmesi amaçtır. Yumurtlama dönemine kadar endometriyumun gelişmesi ve kalınlaşması devam eder. Yumurtalıklarda ise gelişen foliküllerden bir tanesi daha fazla gelişirken (dominant yani baskın folikül) diğerleri atrofiye uğrar (küçülüp kaybolur). Dominant folikül ileride atılacak olan yumurtayı taşıyan foliküldür.
Normal koşullarda her ay bir yumurta gelişir ve atılır ancak bazen (örneğin ilaçla yumurtlama tedavisi yapıldığında) birden fazla yumurta da gelişip atılabilir. Bu durum çoğul (ikiz, üçüz vb) gebelikle sonuçlanır. Dominant folikül 2-2,5 cm olduğunda çatlamaya ve içindeki yumurtayı atmaya hazır durumdadır. Yine hipofizden salgılanan diğer bir hormon olan Luteinize edici hormon (LH) düzeylerinde ani bir artış olması folikülün çatlamasını ve içindeki mikroskobik boyuttaki yumurtanın karın boşluğuna atılmasını sağlar. Fallop tüplerinin uç kısmındaki saçak şeklindeki yapılar (fimbriya) sürekli yumurtalıkların üzerini tarar ve atılan yumurtayı yakalar ve döllenmek üzere Fallop tüpünün daha iç kısımlarına taşınır. Eğer uygun zamanda cinsel birleşme olursa spermlerde buraya gelir ve döllenme gerçekleşir.
Bu sırada yumurtanın atıldığı folikül Corpus luteum (sarı cisim) adı verilen bir yapıya dönüşür ve progesteron denen hormonu salgılamaya başlar. Progesteron hormonunun görevi estrojen tarafından kalınlaştırılmış endometriyumun gebelik için daha uygun bir hale getirilmesidir. Endometriyumda damarlaşmanın artma artar besleyici maddelerden zengin bir hale gelir. Gebeliğin devamı özellikle ilk aylarda yeterli progesteron salgılanmasına yani Corpus luteumun fonksiyonuna bağlıdır. Corpus luteum ise gebelik oluştuğu taktirde salgılanacak olan gebelik hormonu beta-hCG’nin (gebelik testlerinde araştırılan hormon) varlığına bağımlıdır. Eğer döllenme olur ve beta-hCG Corpus luteumu uyarmaya devam ederse progesteron salgısı da devam eder.
Gebelik olmazsa Corpus luteum da fonksiyonuna devam edemez ve kanda progesteron düzeyi düşmeye başlar. Progesteron düzeyinin düşmesi gebelik amacına ulaşılamadığı anlamına gelir ve rahmin estrojen ile geliştirilip progesteron ile gebeliğe uygun bir ortam haline getirilen endometriyum tabakası çözülür ve adet kanı ile birlikte atılır. Böylece yeni bir menstruasyon siklusu başlar. |